Hattuşa: Hitit İmparatorluğu’nun Başkentinde Görülmesi Gerekenler
Hattuşa, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bir antik kenttir. Çorum’un Boğazkale ilçesinde bulunur.
Bir İmparatorluğun Başkenti Nasıl Doğdu?
Hattuşa’nın tarihi, Hititlerden önceye uzanır. Bölgede yapılan kazılar, kentin Hititlerden önce Hatti halkı tarafından kullanıldığını ve büyük olasılıkla ‘Hattuş’ adını taşıdığını gösterir. MÖ 2. binyılın başlarında Anadolu’ya gelen Hititler, burayı kendilerine merkez seçmiş ve kente ‘Hattuşa’ adını vermiştir.
Kentin asıl yükselişi, Hitit Kralı I. Hattuşili döneminde başlar. Başkentin Hattuşa’ya taşınmasıyla birlikte kent hızla büyümüş, surlarla çevrilmiş ve dönemin en önemli siyasi merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Hattuşa, en parlak dönemini MÖ 14. yüzyılda, imparatorluğun sınırlarının Mısır’a kadar uzandığı zaman yaşar.
Ancak bu parlak dönem sonsuza dek sürmez. MÖ 13. yüzyılın sonlarına doğru, deniz kavimlerinin göçleri ve iç karışıklıklar nedeniyle Hitit İmparatorluğu zayıflar. Başkent Hattuşa, büyük bir yangınla tahrip olur ve ardından terk edilir. Kentin kalıntıları, yüzlerce yıl boyunca toprak altında kalır.
Hattuşa’nın yeniden keşfi 19. yüzyılda gerçekleşir. 1834’te Fransız mimar ve arkeolog Charles Texier, bölgeyi ziyaret eder ve kalıntıların Hitit başkentine ait olabileceğini öne sürer. Kazılar ise 1906’da Alman arkeolog Hugo Winckler ve Osmanlı arkeolog Theodor Makridi Bey öncülüğünde başlar. Winckler kazılarında, Hitit kraliyet arşivine ait binlerce çivi yazılı tablet bulunur. Bu tabletler, Hitit dilinin çözülmesinde ve imparatorluğun tarihinin anlaşılmasında çok önemli rol oynar.
Hattuşa’da Gezerken Hangi Kalıntılarla Karşılaşacaksınız?
Hattuşa kalıntıları, birbirinden farklı dönemlere ve işlevlere sahip yapılardan oluşur. Kentin girişinden itibaren geniş bir alana yayılan bu kalıntılar arasında en çok dikkat çekenleri şunlardır.
Büyük Tapınak
Hattuşa’nın en önemli yapılarından biri, kentin aşağı bölümünde yer alan Büyük Tapınak’tır. Bu tapınak, fırtına tanrısı Teşup ile güneş tanrıçası Arinna’ya adanmıştır. Tapınak kompleksi, yalnızca dini bir yapı değil, aynı zamanda ekonomik bir merkezdi. Çevresinde çok sayıda depo odası bulunur. Tapınağın temel kalıntıları, Hitit mimarisinin temel özelliklerini gösterir. Duvarlarda kullanılan büyük taş bloklar ve avlu düzeni, dönemin yapı tekniklerini anlamak için önemlidir.
Aslanlı Kapı
Kentin güney surları üzerinde yer alan Aslanlı Kapı, Hattuşa’nın en bilinen simgelerindendir. Kapıya adını veren iki aslan heykeli, kentin koruyucuları olarak düşünülmüş olabilir. Bu aslanlar, Hitit taş işçiliğinin önemli örneklerindendir. Kapının yanındaki sur duvarları, kentin savunma sisteminin ne kadar gelişmiş olduğunu ortaya koyar.
Yer Kapı ve Tünel
Yer Kapı, Hattuşa’nın en ilginç yapılarından biridir. Kapıya bitişik olan tünel, surların altından geçerek kentin dışına çıkar. Bu tünel, hem bir çıkış yolu hem de olası bir tören yolu olarak kullanılmış olabilir. Tünelden geçmek, Hattuşa’da yapılacak en etkileyici deneyimlerden biridir.
Kral Kapı
Kentin güneydoğu surları üzerinde bulunan Kral Kapı, adını üzerinde yer alan tanrı kabartmasından alır. Bu kabartmada, kısa etekli, miğferli ve elinde balta taşıyan bir figür tasvir edilmiştir. Figürün bir kral mı yoksa bir tanrı mı olduğu tartışmalıdır. Yine de kapı, Hitit kabartma sanatının en bilinen örneklerinden birini sunar.
Saray Kalesi
Saray Kalesi, kentin en yüksek noktalarından birinde yer alır. Bu alan, Hitit krallarının ikamet ettiği saray kompleksi olarak bilinir. Kalıntılar arasında geniş avlular, çok sayıda oda ve depolar bulunur. Saray Kalesi’nden kentin geneline bakmak, Hattuşa’nın yerleşim düzenini anlamak açısından faydalıdır.
Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı
Hattuşa merkezinden kısa bir mesafede bulunan Yazılıkaya, kentin en önemli dini alanlarından biridir. Burası, doğal kaya oluşumları arasına oyulmuş iki galeriden oluşur. Duvarlarında Hitit tanrılarının alay hâlinde işlendiği kabartmalar bulunur. Yazılıkaya, Hattuşa ziyaretinin olmazsa olmazlarındandır.
Hattuşa’yı Hangi Sırayla Gezmeli?
Hattuşa geniş bir alana yayıldığı için iyi bir gezi planı yapmak zaman kazandırır. Aşağıdaki sıra, kentin farklı bölümlerini rahatça görmenizi sağlar.
Geziye kentin aşağı bölümündeki Büyük Tapınak ile başlayabilirsiniz. Bu alan, Hattuşa’nın en erken dönemlerinden itibaren önemli bir merkezdir. Tapınağın temellerini ve çevresindeki depo yapılarını gezdikten sonra araçla veya yürüyerek kentin yukarı bölümüne çıkabilirsiniz.
Yukarı bölümde ilk durak Saray Kalesi olabilir. Kale, kentin en yüksek noktalarından biri olduğu için çevreyi seyretmek için de uygundur. Ardından güney surları boyunca ilerleyerek Aslanlı Kapı’ya ulaşabilirsiniz. Kapıdaki aslan kabartmalarını inceledikten sonra çok uzakta olmayan Yer Kapı ve tüneli görebilirsiniz. Tünelden geçmek, özellikle çocukların da ilgisini çekecek bir deneyimdir.
Daha sonra surların güneydoğu ucundaki Kral Kapı’ya geçebilirsiniz. Bu kapıda yer alan tanrı kabartması, Hattuşa’nın en bilinen görsellerinden biridir. Vakit ayırabilirseniz kentin kuzeydoğusundaki aşağı şehir kalıntılarına da bakabilirsiniz. Ancak kazı alanının tamamı yürüyerek gezilebilir durumda değildir; bu yüzden önemli noktaları seçmek daha pratiktir.
Hattuşa gezisinin ardından Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’nı ziyaret edebilirsiniz. Yazılıkaya’ya araçla kısa sürede ulaşılır. Burada Hitit tanrılarının alay hâlinde işlendiği kabartmaları görebilirsiniz. Yazılıkaya, özellikle gün batımına doğru güzel ışıklarla fotoğraf çekmek için uygundur.
Hattuşa İçin Ne Kadar Zaman Ayırmalı?
Hattuşa’yı hakkını vererek gezmek için yarım günden fazla bir süre ayırmak gerekir. Alan geniş olduğu için noktalar arasında yürüyüş yapmak zaman alır. Ayrıca kalıntıların birçoğu yalnızca temel seviyesindedir; bu yüzden bilgi panolarını okumak ve etrafta dolaşmak göründüğünden daha fazla vakit ister.
Büyük Tapınak, Yazılıkaya ve sur kapıları gibi ana noktaları görmek için en az birkaç saatlik bir gezi planı yapmalısınız. Eğer kentin tüm önemli yapılarını tek tek görmek, fotoğraf çekmek ve müze ziyareti yapmak isterseniz, bu süre rahatlıkla bir güne çıkabilir. Boğazkale’de konaklamayı düşünüyorsanız Hattuşa’yı iki ayrı bölüm hâlinde gezmek de mümkündür.
Zamanınız kısıtlıysa önceliği Büyük Tapınak, Aslanlı Kapı, Yer Kapı, Kral Kapı ve Yazılıkaya’ya vermek iyi bir seçenek olur. Bu beş nokta, Hattuşa’nın karakterini en iyi yansıtan kalıntıları içerir. Saray Kalesi ve diğer alanlar daha sonraki bir ziyarete bırakılabilir.
Hattuşa’yı gezerken müze ziyaretini de planınıza eklemek faydalı olur. Boğazkale’deki Boğazköy Müzesi, kentten çıkan eserleri sergiler ve kalıntıları daha iyi anlamanızı sağlar. Müzeyi gezi başında ziyaret etmek, sonrasında göreceğiniz yapılar hakkında ön bilgi edinmenize yardımcı olur.
Hattuşa’nın Yakınında Başka Neler Var?
Hattuşa, Boğazkale ilçesinin hemen dışında yer alır. Bölgeye geldiğinizde yalnızca Hitit başkentini değil, çevredeki diğer önemli Hitit yerleşimlerini de görme şansınız vardır.
Hattuşa’ya yakın bir diğer önemli alan Alacahöyük’tür. Alacahöyük, Hattuşa ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bir arkeolojik sit alanıdır. Burası, Hitit öncesi dönemden itibaren yerleşim görmüş bir höyüktür. Alacahöyük’te kral mezarları, tapınak kalıntıları ve Hitit dönemine ait kabartmalı ortostatlar bulunur. Ayrıca Alacahöyük Müzesi, bölgeden çıkan eserleri sergiler.
Boğazkale ilçe merkezinde bulunan Boğazköy Müzesi, Hattuşa ve çevresinden çıkarılan eserlerin sergilendiği küçük ama önemli bir müzedir. Hattuşa ziyareti öncesinde veya sonrasında müzeyi görmek, kentteki kalıntıları daha iyi anlamanıza yardımcı olur. Müzede çivi yazılı tabletler, mühürler, seramikler ve günlük yaşam eşyaları sergilenir.
Yozgat sınırında yer alan Kerkenes Dağı, Hattuşa’ya günübirlik ziyaret mesafesindedir. Burası, Frig dönemine ait olduğu düşünülen büyük bir yerleşim alanıdır. Ancak Kerkenes’e ulaşım için daha uzun bir yol gerekir ve alan genellikle yürüyüş amaçlı ziyaret edilir.
Çorum şehir merkezindeki Çorum Müzesi, bölgedeki birçok arkeolojik alandan toplanan eserleri barındırır. Hattuşa’dan gelen önemli parçaların bazıları burada sergilenmektedir. Şehir merkezine yolunuz düşerse müzeye uğramak faydalı olabilir.
Hattuşa Gezisi İçin Pratik İpuçları
Hattuşa’da rahat bir gezi için öncelikle uygun ayakkabı giymeniz önerilir. Antik kent engebeli bir arazi üzerine kurulmuştur; surlar boyunca ilerlerken toprak yollar ve kayalık zeminler sizi bekler. Özellikle Yazılıkaya’daki kayalık alanlarda yürürken dikkatli olmanız gerekir.
Yaz aylarında Hattuşa’da gölgelik alan çok azdır. Bu yüzden güneş kremi, şapka ve yeterli miktarda su bulundurmanız önemlidir. Antik kent içinde su satış noktası bulunmadığı için suyunuzu önceden temin etmelisiniz. Ayrıca yiyecek bir şeyler almak isterseniz Boğazkale ilçe merkezinden alışveriş yapabilirsiniz.
Hattuşa ziyaretiniz sırasında bir rehber eşliğinde gezmek, kalıntıları daha iyi anlamanızı sağlayabilir. Rehberlik hizmetleri genellikle müze girişinde veya seyahat acenteleri aracılığıyla bulunabilir. Dilerseniz sesli rehberlik veya mobil uygulamalar da kullanabilirsiniz.
Fotoğraf çekmek için en uygun zamanlar sabah erken saatler ve öğleden sonradır. Özellikle Aslanlı Kapı ve Yazılıkaya’da güneş ışığının açısı, kabartmaların daha net görünmesini sağlar. Yazılıkaya’yı öğleden sonra ziyaret ederseniz güneş batarken güzel kareler yakalayabilirsiniz.
Hattuşa’da tuvalet ve otopark gibi temel ihtiyaçlar için giriş bölgesindeki tesisleri kullanabilirsiniz. Antik kent içinde bu tür olanaklar sınırlıdır. Ayrıca alanın bazı bölümleri tekerlekli sandalye ve bebek arabası için uygun olmayabilir; bu yüzden ziyaret öncesinde erişilebilirlik durumunu kontrol etmek faydalı olur.
Hattuşa’ya Ne Zaman Gitmeli?
Hattuşa’yı ziyaret etmek için en uygun dönem ilkbahar ve sonbahardır. Bu mevsimlerde hava sıcaklığı yürüyüş için uygundur ve bölge çok kalabalık değildir. Özellikle nisan-mayıs ayları, çevredeki doğanın canlandığı ve fotoğraf için güzel ışıkların olduğu bir dönemdir. Eylül-ekim ayları da benzer şekilde rahat bir gezi imkânı sunar.
Yaz aylarında Hattuşa oldukça sıcak olabilir. Gölgelik alan az olduğu için öğle saatlerinde gezmek zor olabilir. Eğer yazın gelecekseniz sabah erken saatleri veya akşamüstünü tercih etmeniz gerekir. Ayrıca yaz aylarında bölgede turist sayısı artar, ancak yine de Akdeniz ve Ege’deki antik kentlerdeki gibi aşırı bir kalabalık beklenmez.
Kış aylarında Hattuşa’da yağmur ve kar görülebilir. Karla kaplı kalıntılar etkileyici olsa da yürüyüş yolları kayganlaşabilir. Bazı ulaşım yollarında olumsuz koşullar oluşabilir. Kışın ziyaret edecekseniz hava durumunu kontrol etmeniz ve kalın giysiler giymeniz önerilir.
Hattuşa’yı ziyaret etmeden önce resmi tatil günlerini ve müze çalışma saatlerini kontrol etmek önemlidir. Özellikle dini bayramlar ve yılbaşı gibi günlerde ziyaret saatleri değişebilir. Ayrıca bazı özel günlerde alanın belirli bölümleri kapalı olabilir.
Hattuşa’ya Nasıl Gidilir?
Hattuşa’ya ulaşım için en yaygın yol, önce Çorum şehir merkezine gelmektir. Çorum’a Türkiye’nin birçok büyük şehrinden otobüs seferleri bulunur. Şehir merkezinden Boğazkale’ye giden minibüs veya belediye otobüsleri kullanılabilir. Ancak seferlerin gün içinde sınırlı olabileceğini ve hafta sonları azalabileceğini unutmayın.
Özel araçla gelmek isteyenler, Çorum’dan Boğazkale yönüne doğru ilerlemelidir. Yol genel olarak virajlı olmasa da kış aylarında dikkatli olunması gerekir. Ankara’dan gelenler için Sungurlu üzerinden Boğazkale’ye ulaşmak yaygın bir güzergâhtır. Yol boyunca Hattuşa tabelaları sizi yönlendirir.
Toplu taşıma kullanacaksanız, Çorum’dan Boğazkale’ye giden araçların saatlerini önceden öğrenmeniz önemlidir. Ayrıca Boğazkale’den Hattuşa girişine yürüyüş veya taksi ile ulaşabilirsiniz. Bazı ziyaretçiler, Çorum’dan araç kiralayarak bölgeyi daha rahat gezmeyi tercih eder.
Hattuşa’ya düzenlenen turlar da mevcuttur. Özellikle Ankara çıkışlı günübirlik turlar, Hitit bölgesindeki farklı noktaları bir arada görme imkânı sunar. Tur seçeneklerini değerlendirirken Hattuşa dışında Alacahöyük ve Yazılıkaya’nın da programda olmasına dikkat edebilirsiniz.
Hattuşa’ya gelirken navigasyon uygulamalarını kullanmak faydalı olabilir. Ancak bazı uygulamalar antik kentin girişini doğru göstermeyebilir. Bu yüzden Boğazkale ilçe merkezine ulaştıktan sonra tabelaları takip etmek daha güvenilirdir. Ayrıca bölgede cep telefonu çekim gücü zaman zaman zayıflayabilir; bu yüzden çevrimdışı harita indirmek iyi bir fikir olabilir.
Hattuşa Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Hattuşa, 1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir. Bu listeye alınmasında, Hitit uygarlığının başkenti olarak taşıdığı tarihi değer ve kentin iyi korunmuş kalıntıları etkili olmuştur. Hattuşa, aynı zamanda Anadolu’daki en eski yazılı belgelerin bulunduğu yerlerden biridir.
Kazılarda ortaya çıkarılan çivi yazılı tabletler, Hititlerin siyasi, dini ve sosyal yaşamı hakkında önemli bilgiler verir. Bu tabletlerin bir kısmı bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Hattuşa’daki kazılar, yılın belirli dönemlerinde uluslararası ekipler tarafından sürdürülmektedir.
Hattuşa’nın sur sistemi, dönemin en gelişmiş savunma yapılarından biri olarak kabul edilir. Surların uzunluğu ve kapıların konumu, kentin stratejik önemini gösterir. Ayrıca kentte bulunan su kanalları ve havuzlar, Hititlerin su mühendisliğindeki bilgisini ortaya koyar.
Hattuşa’yı ziyaret edenler, kentin yalnızca bir açık hava müzesi olmadığını, aynı zamanda aktif bir arkeolojik kazı alanı olduğunu görebilir. Kazı sezonunda çalışan arkeologlara rastlamak mümkündür. Bu durum, ziyarete ayrı bir boyut katar.
Kapak fotoğrafı: Carole Raddato from FRANKFURT, Germany, Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.0
Sıkça Sorulan Sorular
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
0
Beğenmedim
0
Bayıldım
0
Güldüm
0
Şaşırdım
0
Üzüldüm
0
Kızdım
0



Yorumlar (0)