Kızıl Kule Gezi Rehberi: Alanya’nın Tarihi Simgesinde Ne Var, Nasıl Gidilir?
Kızıl Kule, Alanya Limanı’nın hemen yanında yükselen sekizgen planlı bir savunma yapısı. 13. yüzyıldan kalma kulede Etnografya Müzesi var ve çatısından Alanya silüeti görülüyor.
Kızıl Kule’yi yalnızca Alanya limanının fotojenik bir parçası sanıyorsanız, yanılıyorsunuz olabilirsiniz. Yapı, Selçuklu döneminde limanı ve tersaneyi korumak için inşa edilmiş askeri bir mühendislik harikası. Bugün içindeki Etnografya Müzesi ve çatı katındaki seyir alanıyla Alanya’nın en çok ziyaret edilen tarihi noktalarından biri. Kısa bir mola için bile uğrasanız, kule size deniz ticaretiyle savunma mimarisi arasındaki ilişkiyi somut biçimde gösteriyor.
Kule neden kırmızı ve ne zaman yapıldı?
Kızıl Kule’nin inşa tarihi kesin olmamakla birlikte genellikle 1226 olarak anılır. Alanya’nın fethinden sonra Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad döneminde, limanı gelebilecek saldırılara karşı güçlendirmek için yaptırıldığı kabul edilir. Tersane ile kule arasındaki bağlantı da bu dönemde kurulmuş olmalı. Yapının adını aldığı kızıl ton, gövdesinde kullanılan tuğlaların renginden gelir; özellikle gün batımında bu renk daha belirgin hale gelir.
Kuleyi yapan mimar hakkında kesin bilgi yok. Ancak bazı kaynaklar, Halep’ten getirilen bir mimarın bu işte çalıştığını öne sürer. Bu iddia, kule üzerindeki bazı işçilik özelliklerinin bölge dışından bir ustanın elini akla getirmesine dayanır. Yine de bu bilgiye ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Tarihsel belgeler, kuleyle ilgili bu tür ayrıntıları net biçimde doğrulamaz.
Mimarisi ve dikkat çeken ayrıntılar
Kızıl Kule, sekizgen planıyla Alanya silüetinde hemen fark edilir. Dıştan bakıldığında beş kat gibi görünen yapı, içeride farklı bir düzen sunar. Zemin kat, günümüzde Etnografya Müzesi olarak kullanılır. Burada Alanya ve çevresinin geleneksel yaşamına dair eşyalar, giysiler ve gündelik kullanım araçları sergilenir. Müze, kuleyi bir an önce geçmek isteyen ziyaretçiler için bile kısa ama bilgilendirici bir durak sayılır.
Kulenin iç bölümlerinde dikkatinizi çekecek bir şey de duvar kalınlığı. Savunma amaçlı yapıldığı için duvarlar oldukça kalın tutulmuş. Bu sayede içerisi yazın görece serin, kışın ise korunaklı olur. Kulenin orta kısmında bir su sarnıcı bulunur; bu, kuşatma durumunda su ihtiyacını karşılamak için düşünülmüş olabilir. Çatıya çıkan merdivenler dardır ve basamak sayısı çoktur; bu nedenle yukarı çıkarken acele etmemeniz iyi olur.
Kulenin üst katından ne görülüyor?
Kızıl Kule’nin en üst katı, limanı ve Alanya Kalesi’nin bir bölümünü gören bir seyir noktası gibi düşünülebilir. Buradan bakınca Selçuklu tersanesinin denize paralel uzanan cephesi net seçilir. Aynı hizada uzanan surlar, kule ile tersane arasındaki savunma hattının ne kadar planlı kurulduğunu gösterir. Hava açık olduğunda deniz trafiğini, liman girişini ve eski kent dokusunu izleyebilirsiniz.
Çatı katına çıkmak için merdivenleri kullanmanız gerekir. Basamaklar zamanla aşınmış olabilir; taban kaygan olmasa da dikkatli adım atmakta fayda var. Yukarıda uzun süre vakit geçirmek için oturma alanı yok. Bu yüzden burası daha çok kısa bir bakış ve fotoğraf molası için uygun. Rüzgâr bazen sert olabilir; şapka gibi eşyaların uçmaması için tedbirli olun.
Kuleyle ilgili anlatılan hikâyeler ve rivayetler
Kızıl Kule hakkında dilden dile dolaşan birkaç hikâye var. Bunlardan biri, kuleye verilen kızıl rengin yalnızca tuğlayla değil, harca katılan bazı malzemelerle de ilgili olduğunu söyler. Rivayete göre harca yumurta akı gibi yapıştırıcı maddeler karıştırılmıştır. Bu tür söylentiler, dönemin yapı tekniklerinin sırrını çözmeye çalışan halk anlatılarının ürünü olabilir. Kanıtlanmış bir bilgi değildir.
Bir başka rivayet, kulenin içinde gizli bir geçit olduğu yönündedir. Bu geçidin Alanya Kalesi’ne ya da tersaneye uzandığı anlatılır. Ancak yapılan araştırmalarda böyle bir geçidin varlığı resmi olarak doğrulanmamıştır. Kulenin kalın duvarları ve karanlık bölümleri, bu tür söylentilerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamış olabilir. Ziyaretiniz sırasında bu hikâyeleri aklınızda tutup yapıya bakarsanız, kulenin gizemli havası daha da artar.
Ziyaret kuralları ve dikkat edilmesi gerekenler
Kızıl Kule bir müze olduğu için içeri girerken bilet almanız gerekir. Bilet gişesi kulenin hemen girişindedir. Ziyaret saatleri mevsime göre değişebilir; özellikle kış aylarında kapanış saati daha erken olabilir. Gitmeden önce Alanya Müzesi ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın güncel duyurularına bakmak faydalı olur. Bazı özel günlerde giriş ücreti ya da saatleri farklılık gösterebilir.
İçeride müze eşyalarına dokunmamak ve flaşlı fotoğraf çekmemek genel kural. Çok sayıda ziyaretçi olduğunda merdivenlerde tek yönlü ilerlemek zor olabilir. Çocuklarla geliyorsanız, dar basamaklarda ve çatı katındaki alçak korkulukların yanında gözünüz üzerlerinde olsun. Kule içinde tuvalet ya da kafe yok; ihtiyaçlarınızı liman çevresindeki işletmelerde giderebilirsiniz.
Ne zaman gitmeli: mevsimler, kalabalık, hava
Kızıl Kule’yi gezmek için özellikle ilkbahar ve sonbahar ayları daha rahattır. Alanya’da yaz sıcakları çok yüksek olur; kule içinde serinlik kısmî rahatlama sağlasa da öğle saatlerinde dışarıda beklemek yorucu olabilir. Mayıs, Haziran başı, Eylül ve Ekim, hem hava hem de ziyaretçi yoğunluğu açısından daha dengelidir. Kule sabah erken saatlerde daha sakindir; özellikle fotoğraf çekmek istiyorsanız açılışa yakın gidin.
Hafta sonları ve tatil dönemlerinde içeride kuyruk oluşabilir. Kule giriş kapısı dardır, aynı anda çok sayıda kişi geçmekte zorlanır. Müze kartınız varsa girişte beklemeden geçebilirsiniz; ancak yine de yoğun saatlerden kaçınmak iyi olur. Güneş batarken kulenin dış cephesi kırmızıya döner; bu saatte dışarıdan fotoğraf çekmek isteyen çok insan olur. Liman tarafında kısa bir yürüyüşle hem kuleyi hem tersaneyi birlikte görebilirsiniz.
Kızıl Kule’ye nasıl gidilir?
Kızıl Kule, Alanya merkezde, limanın hemen yanında yer alır. Şehir içinden yürüyerek ulaşmak en kolay yoldur. Atatürk Anıtı ve çevresinden denize paralel yürürseniz kuleyi kolayca bulursunuz. Alanya’nın başka mahallelerinden geliyorsanız, liman ya da kale yönüne giden toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz. Kendi aracınızla gelecekseniz, liman çevresinde park yeri bulmak özellikle yazın zor olabilir; bu yüzden merkeze biraz uzak bir park yeri seçmek daha mantıklı.
Alanya dışından gelenler için en yaygın başlangıç noktası Antalya’dır. Antalya’dan Alanya’ya düzenli otobüs seferleri var; Alanya otogarından merkeze dolmuş ya da taksiyle geçebilirsiniz. Kuleyi kale ziyaretiyle birleştirmek istiyorsanız, önce kuleye gelip ardından teleferik ya da yürüyüş yoluyla kaleye çıkabilirsiniz. Liman tarafında tekneler kalkar; deniz turu öncesi ya da sonrası kulenin içini gezmek pratik bir plan olur.
Kapak fotoğrafı: Julian Lupyan, Wikimedia Commons, CC0
Sıkça Sorulan Sorular
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
0
Beğenmedim
0
Bayıldım
0
Güldüm
0
Şaşırdım
0
Üzüldüm
0
Kızdım
0



Yorumlar (0)