Phaselis Antik Kenti: Kemer’de Üç Limanlı Tarih ve Deniz
Phaselis Antik Kenti, Kemer yakınlarında üç limanı ve denize uzanan kalıntılarıyla tarihi bir yarımada. Antik tiyatro, su kemerleri ve çam ağaçları arasında yüzme molası verilebilir.
Phaselis Antik Kenti’nde tarih ve deniz iç içe geçer; burayı diğer antik kentlerden ayıran şey, kalıntıların hemen yanı başında denize girebilmenizdir. Kemer ilçesine bağlı Tekirova beldesi yakınında, Akdeniz’e uzanan küçük bir yarımada üzerinde kuruludur. Antik çağda üç limanıyla ünlü bir ticaret kenti olan Phaselis, bugün kalıntıları ve çam ormanlarıyla çevrili koylarıyla hem tarih meraklılarına hem de deniz tatili yapmak isteyenlere hitap eder.
Phaselis’in hikayesi: Rodoslu kolonicilerden Roma dönemine
Phaselis’in kuruluşuyla ilgili antik kaynaklarda farklı anlatımlar bulunur. Yaygın kabul gören görüşe göre kent, MÖ 7. yüzyılda Rodos’tan gelen koloniciler tarafından kurulmuştur. Kuruluş efsanesine göre koloniciler, yerel halka toprak karşılığında kurutulmuş balık vermiştir; bu nedenle kent adını “balık” anlamına gelen “phaselos” sözcüğünden almış olabilir.
Phaselis, Likya bölgesinin doğu kıyısında yer almasına rağmen zamanla Likya birliğinden bağımsız bir politika izlemiştir. Kent, özellikle sahip olduğu üç doğal limanı sayesinde Doğu Akdeniz ticaretinde önemli bir durak haline gelmiştir. Pers egemenliği, ardından Büyük İskender’in gelişi ve Helenistik dönem, kentin tarihindeki önemli dönüm noktalarıdır. Büyük İskender’in MÖ 333’te kenti savaşsız teslim alması ve burada bir süre konaklaması, Phaselis’in antik çağdaki stratejik önemini gösterir.
Roma döneminde de önemini koruyan kent, özellikle MS 2. yüzyılda imparator Hadrianus’un ziyaretiyle onurlandırılmıştır. Bu ziyaret anısına kentte bir zafer takı inşa edilmiştir. Ancak sonraki yüzyıllarda limanların dolmaya başlaması, korsan saldırıları ve ticaret yollarının değişmesi nedeniyle Phaselis giderek önemini yitirmiştir. Bizans döneminde küçük bir yerleşim olarak varlığını sürdüren kent, daha sonra terk edilmiştir.
Phaselis’te görülmesi gereken yapılar ve kalıntılar
Phaselis Antik Kenti’ni gezerken karşınıza çıkan ilk yapılar arasında antik tiyatro, su kemerleri ve agora kalıntıları bulunur. Tiyatro, yamaca yaslanmış küçük ölçekli bir yapıdır ve oturma sıralarının bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Tiyatronun hemen üzerinden kentin genel dokusuna ve aşağıda uzanan koylara bakmak mümkündür.
Kentin ana caddesi boyunca yürüdüğünüzde, antik dönemin ticari hayatının merkezi olan agoranın kalıntılarını görürsünüz. Agoranın yakınında, Roma dönemine tarihlenen hamam kalıntıları ve bir bazilika yer alır. Bazilikanın zeminindeki mozaik parçaları kısmen korunmuştur.
Phaselis’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, kentin kuzeyinden güneyine uzanan ve hâlâ ayakta kalan su kemerleridir. Bu kemerler, kente su taşımak için inşa edilmiş olup, bugün kentin silüetine katkıda bulunur. Ayrıca Hadrianus Kapısı olarak bilinen zafer takı kalıntısı da ilgi çekicidir. Kapının üzerindeki yazıt, imparator Hadrianus’un kente yaptığı ziyareti anar.
Üç liman: kuzey, savaş ve güney limanları
Phaselis’in en belirgin özelliği, yarımadanın farklı kıyılarında yer alan üç ayrı limanıdır. Kuzey limanı, antik çağda ticari gemilerin yanaştığı ana liman olarak kullanılmıştır. Günümüzde bu limanın bulunduğu alan sığ bir kumsal haline gelmiştir ve yüzme için uygundur. Orta liman veya “savaş limanı” olarak adlandırılan ikinci liman ise daha çok askeri amaçlarla kullanılmış olabilir. Güney limanı ise yarımadanın diğer tarafında, daha korunaklı bir koyda yer alır. Üç liman arasında yürüyüş yapmak, kentin coğrafi konumunu anlamak için iyi bir yoldur.
Kazılar ve kente dair güncel bilinenler
Phaselis’te arkeolojik kazılar uzun yıllardır aralıklarla devam etmektedir. Kazılar sonucunda kentin yerleşim planı, ticari ilişkileri ve günlük yaşamına dair önemli bulgular elde edilmiştir. Özellikle liman bölgelerindeki su altı araştırmaları, antik liman yapıları hakkında bilgi sunmaktadır.
Kentten çıkarılan bazı eserler, Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir. Ancak kentte yerinde görülebilecek çok sayıda mimari kalıntı bulunur. Kazı ve restorasyon çalışmaları nedeniyle bazı bölgelere ziyaretçi girişi geçici olarak kısıtlanabilir; ziyaret öncesinde güncel durumu kontrol etmek faydalı olur.
Phaselis, aynı zamanda bir doğal sit alanıdır. Kentin içinde bulunduğu çam ormanı ve kıyı şeridi, bölgenin doğal dokusunu korumaktadır. Bu nedenle ziyaret sırasında çevreye duyarlı davranmak, kalıntılara zarar vermemek önemlidir.
Yanınıza almanız gerekenler: su, şapka, rahat ayakkabı
Phaselis Antik Kenti’ni yaz aylarında ziyaret ediyorsanız, gölgelik alanlar sınırlı olduğu için güneşten korunmaya dikkat etmelisiniz. Yanınızda mutlaka şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi bulundurun. Ayrıca kentin içinde ve çevresinde su satın alabileceğiniz sınırlı sayıda nokta olabilir; bu yüzden yeterli miktarda su taşımanız önerilir.
Kalıntılar arasında yürüyeceğiniz için rahat ve kaymayan tabanlı ayakkabılar tercih edin. Özellikle tiyatroya çıkarken veya kayalık kıyılarda yürürken dikkatli olmak gerekir. Denize girmeyi planlıyorsanız, mayonuzu ve havlunuzu da yanınıza almayı unutmayın; çünkü Phaselis koyları yüzmek için oldukça elverişlidir.
Phaselis’e nasıl gidilir?
Phaselis Antik Kenti, Kemer’e kısa bir mesafededir. Antalya şehir merkezinden geliyorsanız, Kemer yönüne giden karayolunu kullanarak Tekirova’ya doğru ilerlemeniz gerekir. Özel araçla gelenler için kent girişine yakın bir otopark bulunur.
Toplu taşıma kullanmak isterseniz, Antalya’dan Kemer ve Tekirova yönüne giden otobüs veya minibüslerle Phaselis kavşağına ulaşabilirsiniz. Kavşaktan kente kısa bir yürüyüşle gidilir. Kemer’den kalkan dolmuşlar da Tekirova hattında çalışır ve Phaselis yakınında inmeniz mümkündür. Tur şirketlerinin düzenlediği günübirlik turlar da popüler bir seçenektir.
Phaselis için en uygun zaman ne zaman?
Phaselis Antik Kenti’ni gezmek için en konforlu dönemler ilkbahar ve sonbahardır. Nisan-mayıs ve eylül-ekim aylarında hava yürüyüş için uygundur, kalabalık yaz aylarına göre daha azdır ve deniz hâlâ yüzmeye elverişli olabilir. Yaz aylarında özellikle öğle saatlerinde sıcaklık yüksek olur; bu nedenle sabah erken veya akşamüstü saatlerini tercih etmek daha iyidir.
Kış aylarında da ziyaret mümkündür, ancak yağış ihtimaline karşı hazırlıklı olmak gerekir. Yaz sezonunda hafta sonları ve resmi tatillerde kent oldukça kalabalık olabilir; hafta içi ziyaret etmek daha sakin bir deneyim sunar.
Kapak fotoğrafı: Лобачев Владимир, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Sıkça Sorulan Sorular
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
0
Beğenmedim
0
Bayıldım
0
Güldüm
0
Şaşırdım
0
Üzüldüm
0
Kızdım
0



Yorumlar (0)